Reçetesiz Yaşam
Genel

Şehir Hayatında Mutlu Olmak Mümkün Mü?

Sizin de ev, iş ve okul arasındaki üçgende içiniz sıkılıyor değil mi?

Çoğumuz ev, iş veya okul arasında mekik dokurken hayatın olağan akışına öylesine kapılırız ki, neredeyse hiç dışarı çıkmayız. Ev ve iş arasında gidip gelirken şahsi aracınızı da kullanıyorsanız eğer, bazı günler gün ışığı bile görmediğiniz oluyordur. Halbuki bir bankta açık havada oturmak bile o kadar iyi gelir ki insana. Ne yazık ki küçük mutlulukları yakalamayı göz ardı edebiliyoruz.

Rota yeniden oluşturuldu.

Dışarda vakit geçirmenin küçük gibi görünse de yaşantımız için son derece önemli faydaları vardır. En basitinden güneş ışığı sayesinde vücudumuza D vitamini alırız. Endişe ve stresimizden uzaklaşmanın en basit ve masrafsız yoludur. Fakat İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşayan biriyseniz doğayla buluşmak her zaman çok kolay olmayabiliyor. Evet her zaman uçsuz bucaksız ormanlara gidemeyebiliriz. Kuş sesleri dinleyerek doğada uyanmak istesekte her zaman bu fırsatı bulamayabiliriz. Ancak günlük hayat akışınıza küçük dokunuşlar yaparak tıpkı doğada olduğu gibi keyfinizi yerine getirmek mümkün. Sadece alışkanlıklarınıza bir göz atın ve neler yapabileceğinizi düşünün.

  • Hiç gördünüz mü? Yoksa sadece baktınız mı?

Gelişen teknolojiyle beraber alışkanlıklarımız ve beraberinde stres kaynaklarımız da hayli çeşitlendi. Gün içerisinde hepimiz çeşitli problemlerle karşılaşıyoruz. Bunlar küçük veya büyük şeyler olabilir. Kimisi gelen bir maile yanıt veremediğine üzülüyor kimisi de monotonlaşan yaşantısına. Bazen oynadığımız bir oyuna dalıp bölümü geçemediğimiz için üzüldüğümüz bile olabiliyor. Bir düşünün gün içerisinde telefonunuza ne kadar bildirim geliyor ve bunlardan kaçı sizi mutlu ediyor. Eminim ki bu bildirimlerin çoğu küçükte olsa size birer birer stres yükleyen şeyler. Her birini tek tek ele aldığımızda belki de çok etkili bir stres kaynağı diyemeyiz. Ama sonuçta üzerinizde büyük bir yük haline gelebiliyor.

Hiç işe gidip gelirken gökyüzüne baktığınız oluyor mu? Ağaca konan bir kuşa bakıp dikkatlice inceliyor musunuz? Limana yaklaşan bir vapur size insan yığını bir deniz taşıtı gibi mi geliyor yoksa içinize temiz hava çekmenizi sağlayacak bir mutluluk kaynağı gibi mi? Yolunuzun üzerindeki bir bankta oturup hiç insanları incelediğiniz oldu mu? Bu soruların çoğuna olumsuz yanıt verdiniz değil mi?

Daha 1 saat var. Biraz kestireyim.

Günümüzde, özellikle şehirlerde yaşayan insanlar, sonuç odaklı yaşamaya başladılar. Evden işe giderken örneğin, amacımız bir an önce işe ulaşmak. Trafiğe takılmadan, en kısa yoldan işe ulaşmak. İşe gidene kadar üzerinden geçtiğimiz yollar önemsiz. Aynı şekilde işten çıkınca amacımız bir an önce eve ulaşmak. Eve gidip bir an önce uzanmak ve televizyon karşısına geçmek. Sonra da uyumak. İşte bu tekdüzeliğin içinde sıkışıp kalan insan, zaten stres kaynağıyla dolu olan yaşantısına ekstra stresler katıyor. İçini sıkan problemler karşısında çözüme yönelik bir şeyler düşünemiyor.

Daha önce neden yapmadık ki?

Doğada mutluluk ve huzur bulmayan insan sayısı çok azdır. Çünkü doğal ortam bize atalarımızdan bir mirastır. Genlerimize işlenmiştir. Bir ağacın gölgesinde uzanmak veya gece açık havada oturmak çoğu insana keyif verir. Bu yüzden insan olarak bizler doğayla sık sık buluşmalıyız. Kendimize fırsatlar oluşturup kaçamak yapmalıyız. Peki doğaya kaçmak için zamanınız veya imkanınız yoksa neler yapabilirsiniz? Aslında bu durumunda çok basit yolları var. Sizi çok fazla sıkmadan bu yollara bir göz atalım.

Denemekte fayda var.
  • İş yerinizde veya evinizde saksılarda bitkiler yetiştirin. Emin olun bu küçük dokunuş bile sizi hayli rahatlatacak. Yeri gelmişken ek bir bilgi de verelim. Bromeliad, Draçena, Kurdele çiçeği ve Para ağacı gibi saksı bitkileri hava kirliliğine karşı en etkili kapalı ortam bitkileridir.
  • Açık havada yürüyüş yapın. Bu yöntem belki de en çok tavsiye edilen yöntemdir. Fakat son derece önemlidir. Az çok demeyin, mutlaka yürüyün.
  • Günde en az 10 dakika telefonu bir kenara bırakın ve bir bankta oturup etrafı izleyin. Normalde dikkat etmediğiniz şeylere dikkat edin. Gün içinde kaçırdığınız güzellikleri görmeye çalışın.
  • İzleyin. Bir gündoğumunu izleyin. Kuşları izleyin. Yürüyen insanları izleyin. Bulutları izleyin. Denizi izleyin. Ağaçları izleyin. Sonuçta hepimizin; her şeyin birbirine nasıl da bağlı olduğunu fark etmeye çalışın.
Erken kalkmayı deneyin ve günün aslında ne kadar güzel başladığını fark edin.

Şehre hapsolmuş gibi hissetmeyin. Bakış açınızı değiştirin.