Evde kendi yemeğinizi pişirmenin faydalı olduğu tartışılmaz bir gerçek. Hem ne yediğinizi bilirsiniz, hem de bütçe dostudur. Yani sağlıklı ve düşük maliyetli bir aktivitedir. Bunlar bilinen gerçekler. Peki yemek yapmanın psikolojik açıdan da oldukça faydalı olduğunu biliyor muydunuz? Üstelik bu konunun spesifik bir adı da var: Yemek Terapisi.

Filmlerde mutlu mesut yemek yapan, güzel bir mutfağa sahip insanları görüp iç geçiririz. Konu ne filmdir aslında ne de mutfağın dizaynı. Mutluluğun kaynağı yemek pişirme faaliyetinin ta kendisidir. Yemek yapmanın sağladığı mental faydalar genel olarak yemek terapisi veya mutfak terapisi olarak adlandırılır. Psycology Today’de yayınlanan bir yazıda yemek terapisi “aynı anda hem zihninizi hem de ruhunuzu beslemenin en basit yolu” olarak tanımlanıyor. Oldukça kısa ve net bir tanımlama. Hatta yaptığınız yemeği piştikten sonra vücudunuzu da besliyorsunuz. Günlük rutinimiz içinde farkında olmadan ne kadar güzel bir şey yapıyormuşuz meğer.
Peki nedir bu yemek terapisi kavramının sağladığı faydalar? En başta sayacağımız faydası anksiyete bozukluğunu hafifletmesi diyebiliriz. Bunun yanında en başta da bahsettiğimiz gibi çoğu hobinin aksine bütçe dostudur. Ayrıca pişirme işlemi tamamlandığında önünüzde paylaşabileceğiniz veya keyifle tüketebileceğiniz bir ürün elde edersiniz. Şimdi gelin beraber yemek pişirmenin insan sağlığı üzerine olumlu etkilerine beraber göz atalım.
Yemek Terapisi Nedir?
Yemek terapisi veya Mutfak Terapisi uzmanlar tarafından şöyle tanımlanıyor: “duygusal ve psikolojik sorunların üstesinden gelebilmek için bireyin gıda ile kişisel, kültürel ve ailesel ilişkisini kullanan terapötik bir tekniktir.”
Yemek hazırlamak, evde yapabileceğiniz basit bir faaliyet gibi gelebilir. Fakat günümüzde ruh sağlığı kliniklerinde ve bazı terapistlerce tedavi planlarına dahil edilen önemli bir faaliyettir. Depresyon, anksiyete, kronik stres, yeme bozuklukları ve madde bağımlılığı gibi çok çeşitli sağlık problemleriyle boğuşan insanlar için yemek yapmak önerilen bir metottur.
Peki yemek yapmak gibi basit bir iş stresi nasıl azaltabilir ki? Bu konuda 2018 yılında bir araştırma yapılmış. Bu araştırmaya göre yemek yapmak, stres belirtilerini önemli oranda azaltıyor. Ayrıca yine aynı araştırmaya göre başarı elde etme duygusunu ön plana çıkararak benlik saygısının artmasına katkı sağlıyor. Tüm bunlarla beraber bireyin genel yaşam kalitesi üzerine olumlu etkileri olurken; sosyalleşme açısından da fayda sağlıyor. Kısacası “yemek terapisi” konusu pek çok araştırmaya konu olmuş durumda diyebiliriz. Dolayısıyla mesnetsiz değil, araştırmalara dayanan bir yönü var.
Yemek Yapmak ve Ruh Sağlığı
Yemek pişirmek ruh sağlığımız açısından neden faydalıdır? Yemek terapisi konusunda yapılan son araştırmalara göre yemek yapmanın ruh sağlığımıza iyi gelme sebepleri şöyle:
- Yemek yapmak konsantrasyon gerektirir. Bu sebeple kafanızda dönüp duran stres kaynaklarını bir süre unutmanızı sağlar. Ayrıca gün içinde takıldığınız önemsiz detayların bilincinizde yer kaplamasını önlemeye yardımcı olur.
- Pişirme sonrasında elde edeceğiniz mis gibi yemekleri düşünmek mutluluk verir.
- Duyularınızı harekete geçirir. Geçmiş kaygılarınızı değil, anı yaşamanızı sağlar.
- Yemek pişirmek aynı anda hem zor hem eğlenceli olduğu için zamanın akışına kapılmanıza yardım eder.
- Sizi yeni beceriler elde etmeye ve bilgi haznenizi genişletmeye teşvik eder.
- Günlük hayatın rutinliğinden kurtarır. Çünkü henüz denemediğiniz onlarca yeni tarif ve lezzet var.
- Bağımlılık gibi ciddi problemlerle boğuşanlar için yaşam kalitesini artırmanın bir yoludur.
- Yemek pişirmek insana bir başarma hissi ve zevk verir. Bu sayede daha az stresli olmanıza yardımcı olur.
- Somut olarak bir şey üretmenin hazzını yaşatır.
Tüm bu saydığımız faydalar araştırmalar sonucunda elde edilmiş veriler. Peki yemek terapisi dediğimiz kavramın başka ne gibi faydaları olabilir? Gelin beraberce beyin fırtınası yapalım.
İlk olarak fiziksel açıdan düşünelim. Ruhsal açıdan fayda sağladığı kesin gibi. Kitap okumak, film seyretmek veya bilgisayar başında bir şeyler yapmak gibi hobilerin aksine yemek yapmak hareket gerektiren bir hobidir. Hele bir de bulaşıkları da işin içine katarsak bu açıdan da hayli hareket etmemiz gerekir. Çok ağır bir aktivite değil belki ama, hareket etmenin eğlenceli bir yoludur. Hatta yapılan bir araştırmaya göre, hem zihinsel hem de fiziksel faaliyet gerektirdiğinden, yemek yapmanın yaşlılar arasında sık görülen bazı hastalıkları önlemede fayda sağladığı düşünülmektedir.
Yemek yapmak ve sonrasında ortalığı toparlamak, bulaşıkları yıkamak gözünüzde büyüyor olabilir. Ancak kafa dengi bir partneriniz veya huzurlu bir aileniz varsa bunlar gözünüzde büyüyecek bir şey değil. Aksine oldukça eğlenceli bir şey. Beraber vakit geçirmenin değerini anlayacağınız önemli anlar. Evde yayılan pişmiş bir yemek kokusu, evdeki huzurun en önemli göstergelerindendir. Sevdiğiniz bir yemeğin veya sevdiğinizle yaptığınız bir yemeğin hazını çoğu şeyden alamazsınız. Bu haz, ölçülebilir bir haz değildir.
Yemek yapmak bütçe dostu demiştik. Gerçekten öyle. Her şeyin ateş pahası olduğu günümüzde dışarda yemek yemek veya hazır yemek sipariş etmek oldukça masraflı bir iş. Ancak çoğunlukla ne kadar büyük bir gider olduğunu hesap edemeyiz. Boş bir anınızda dışarıdan yediğiniz veya sipariş ettiğiniz öğünlerin tutarlarını hesap edin. Emin olun beklediğinizin çok üzerinde. Oysa evde yemek yapma alışkanlığı elde ettiğinizde çok ciddi tasarruf etmek mümkün olabiliyor.
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki kendi yemeğinizi pişirdiğinizde daha az kalori alıyor ve daha sağlıklı besleniyorsunuz. Çünkü kendiniz için yaptığınız alışverişlerde çok daha özenli oluyorsunuz. İşletmeler ne kadar kaliteli olduğunu iddia ederse etsin, sizin kendiniz için yaptığınız alışveriş kadar özenli olması mümkün değil. Bu açıdan yemek terapisi kavramı, fiziksel sağlığımızı da destekler nitelikte. Fiziksel sağlığımızı destekleme konusunda pek çok şey söyleyebiliriz. Örneğin kendi yaptığınız yemeği yediğinizde daha az serbest radikal hasarına maruz kalırsınız. Kontrolsüz kilo alımının ve aşırı şeker tüketiminin önüne geçmiş olursunuz. Obezite riskini azaltmış olursunuz. En önemlisi yaşam kalitenizi yükseltmiş olursunuz.
Görüldüğü üzere yemek terapisi çok geniş bir kavram. Bu konuda yapılan araştırmalar da önemini vurguluyor. Kısacası üşenmeyi bir kenara bırakın ve yemek pişirmeyi alışkanlık haline getirin. Kendinize yapacağınız en güzel yatırımlardan olacağı şüphesiz bir gerçek. Kendinizi sevin ve kendinize saygı gösterin.
Bu yazıyla ilişkili olarak Kanser Kök Hücrelerine Karşı Etkili Gıdalar ile ilgili yazımıza göz atmanızı tavsiye ederim.
Son olarak terapi niteliğinde bir video ile veda etmek istiyorum. Keyifli seyirler.
Sağlıkla kalın.